Bu Tarifler Her Derde Deva

Bu Tarifler Her Derde Deva

Soğuk havaların yol açabileceği olumsuzluklara karşı en iyi kalkan meyve-sebze sularıdır. Taze taze hazırlayacağınız bu içecekleri gün boyu tüketmeli; özellikle de çocuklarınızın öğünlerinden eksik etmemelisiniz.

Vitamin Deposu

Malzemeler

Üzüm, 1 adet elma ve 1 adet armut

Üzümün içeriğindeki zengin vitamin ve mineraller tek başına vücudun günlük ihtiyacını karşılayabilecek özelliktedir. Üzüm A ve C vitaminlerinin yanısıra tam bir demir ve potasyum deposudur. Vücut tarafından kolayca özümsenen şeker yapıları sayesinde yüksek enerji kaynağıdır. İçerdiği diyet lifleri sayesinde sindirim sistemine yardımcı olur.

Hazırlanışı

Tüm malzemeleri katı meyve sıkacağının haznesine koyarak sularını sıkın.

Ne zaman içmeli: Özellikle soğuk havalarda sabahları içerek C Vitamini desteğini alabilirsiniz.

Kalp dostu

Malzemeler
1 adet muz, 1 avuç çilek, 1 avuç yaban mersini ve su

Çilek, tam bir antioksidan deposudur. Hücrelerde biriken serbest radikaller ve toksinlerin atılmasında yardımcı olur.
Bu sayede kan damarlarının tıkanmasını önler, zayıf kılcal damarları güçlendirir. Yabanmersini ise içerdiği A, B ve C vitaminleri ile kalsiyum, demir ve fosfor ile kansere karşı da önemli bir kalkandır.

Hazırlanışı

Tüm malzemeleri katı meyve sıkacağının haznesine koyarak sularını sıkın.

Ne zaman içmeli: Spor sonrasında içip, vücudunuza detoks uygulayabilirsiniz

Zayıflatan iksir

Malzemeler

1 adet portakal, 1 adet greyfurt, 1 avuç yabanmersini

Yapılan araştırmalar greyfurtun zayıfl amayı desteklediğini ortaya çıkarmıştır. Greyfurt şekerin vücutta eritilmesini desteklediğinden, şeker vücutta yağa dönüştürülüp depolanmadan kullanılır. Ayrıca içeriğindeki yüksek lif oranı sayesinde, kolesterolü önemli ölçüde düşürür.

Hazırlanışı
Portakal ve greyfurtları narenciye sıkacağı ile sıkın. Yabanmersinlerini katı meyve sıkacağının haznesine koyarak sularını sıkın.

Ne zaman içmeli: Zayıfl amaya katkısı olduğundan spordan bir saat önce içmenizde fayda var.

Yaşlanmaya son

Malzemeler

1 adet yeşil elma, 1 adet yeşil limon ve 1 adet havuç

Havuç en besleyici sebzelerden biridir ve vücuttan toksinlerin atılmasında çok etkilidir. İçinde yüksek miktarda bulunan ve vücudunuzun A vitaminine dönüştürdüğü beta-karoten sayesinde zindelik verir. Ayrıca içeriğindeki antioksidanlarla hücreleri içten güçlendirir ve yaşlanmayı önler.

Hazırlanışı

Limonları narenciye sıkacağı ile sıkın. Havuç ve yeşil elmayıkatı meyve sıkacağının haznesine koyarak sularını sıkın.

Ne zaman içmeli: Yemeklerden yarım saat önce içmeye çalışın

Gülben Ergen nasıl zayıfladı

Gülben Ergen nasıl zayıfladı

ehf59yca1ttl7icahhywvvcauyeu4acadecgbhcavb1p8gca3c5u7icaxl8uhhcal0imuical2nt1jcawyr2xdcaw5e2w7ca3wc5ghcar2iwq2caftnwj2cal6anqfca9h7i56ca8bqnfgca1ja5aqcaqxac4lHaziran ayında erken doğumla ikizlerini dünyaya getiren Gülben Ergen, üç ayda 10 cm incelmeyi başardı. Doktoru Mustafa Karataş, Ergen’in nasıl inceldiğini anlattı

Üç ay önce ikiz bebeklerini dünyaya getiren ünlü sanatçı Gülben Ergen, yedi aylık hamileyken erken doğum yaptı. İkiz bebekleri Ares ve Güney tam 40 gün hastanede kaldı. Ergen, ancak 40 gün sonra lohusalık diyetine başlayabildi. Doktoru Mustafa Karataş, Ergen’in doğumdan sonra 10 santim incelmesini sağlayan lohusalık diyetini ve vücudu toparlamak için uyguladıkları yöntemleri anlattı…

Gülben Ergen’i ilk doğumundan sonra da siz mi forma sokmuştunuz?

Gülben Hanım’la ilk doğum ve ikinci çoğul gebelik sonrası bazı süreçleri birlikte atlattık. Doğal olarak ortaya çıkan bazı deformasyonları gidermek için çaba sarf ettik. Gülben Hanım, hamileliği boyuncu kontrollü kilo almasını, Diyetisyen Doktor Gonca Güzel ile yaptığımız sağlıklı konsültasyonlarla başardı.

Peki Gülben Hanım için yeni yöntemler uyguladınız mı?

İlk doğumunu takiben kat ettiğimiz yolu şimdi tekrarlıyoruz. Tedavisindeki tek fark; işleri biraz daha kolaylaştıran, ‘Ultralyse’ denilen zayıflamadaki yeni bir trend. Fakat kolaylaştırıcı faktörler olduğu kadar, zorlaştırıcı etkenler de var. En büyük etken ise ikiz doğum yapması… Ama yine de Gülben Hanım, beklediğimin üzerinde bir iyileşme gösteriyor.

HAMİLEYKEN YOGA YAPTI

Bu programlar Gülben Hanım’ın bebeklerini emzirmesini engelledi mi?

Emzirme döneminin sağlıklı ilerlemesi için süt kalitesi ve miktarını bozacak hiçbir tedavi uygulamıyoruz. Sonuç itibariyle Gülben Hanım için aslolan bebeklerin sağlığı ve gelişimiydi, ki koruyucu hekim olarak ben de bunun aksi yönde bir protokol izlemem. Estetik her zaman sağlığın arka penceresidir.

Sizce Gülben Ergen nasıl bir hasta?

İkiz bebekler dünyaya getirmesine rağmen vücudunun hızla düzelmesinin nedeni, seanslara ve söylenenlere harfiyen uymasıdır. Atlanmaması gereken bir gerçek de, genetik olarak aldığı iyi bir cilt mirasıdır. Bu faktör de işleri kolaylaştırıyor. Bu arada hamilelik dönemi ve sonrası her şeyin daha iyi ve hızlı ilerlemesi için doktoruyla da sürekli konsültasyon halindeydik. Ayrıca Gülben Hanım’ın ısrarla vazgeçmediği ve benim de desteklediğim ruh ve beden iyileştirici yoganın da kendisine büyük katkısı olduğunu düşünüyorum.

TATLI DA DAHİL HER ŞEYİ YEDİ

Gülben Hanım, diyetinde her zaman doğal ve organik gıdalar tüketti. Yağ kısıtlaması ve özellikle kırmızı etten ve salamura gıdalardan uzak durması, benim yürüttüğüm tedavinin sonuç vermesi açısından şarttı. Sebze ve meyveyi, bitkisel çayları düzenli ve eşit olarak bölmeye çalıştık. Tek tip bitkisel desteklere yönelmedi.

Tatlı istediği zamanlarda kahverengi şeker ve yağsız sütle yapılmış sütlaç veya muhallebi yedi. Ama porsiyonlarını küçülttü. Ara öğünlerde tatlı yediği zaman, ana yemekte değişiklik yaptık.

Meyve olarak çok şeker içeren muz ve incir hariç, bütün meyveleri yedi.

Tüm gıdaları aldı, herhangi bir yasak koymadık. Sadece saatlerine çok dikkat etti. Kahvaltı; sabah, öğlen yemeği; öğlen saatlerini geçmeyecek şekilde ayarlandı. Ara öğünlerde bazen tatlı ile meyve yer değiştirdi.

38 BEDEN OLMASINA TAM ÜÇ KİLO KALDI

Gülben Ergen’in zayıflamasına yardımcı teknolojiler şöyle:

ULTRALYSE: Bir seansta iki-beş santim incelme sağlıyor. Düşük frekans ses dalgaları ile yağ hücresi küçültülüyor ve böylece istenilen bölgede daha rahat incelme sağlanıyor. Bu sistemle yağların vücuttan uzaklaştırılabilmesi için hastanın özel yağsız diyeti de uygulaması gerekir. Gülben Hanım Ultralyse ile 10 santim incelme sağladı. 38 beden olmasına tam üç kilo kaldı. Üç kiloyu da verdikten sonra çok daha güzel bir siluetle karışılaşacağımıza eminim.

SCAN BODY İNDEKS: İyileşmenin ve yağ kaybının sürekli ölçülmesi, değerlendirilmesi zorunludur ve kayıt altında tutulmalıdır. Ergen’in istikrarı işimizi çok kolaylaştırdı.

RADYOFREKANS: Cildin sıkılaşması ve diri görünmesi, en az yağ doku kaybı kadar önemlidir. Radyofrekans sıkılaşma konusunda en büyük yardımcımız oldu.

RADYOFREKANS HAYATIMI KURTARDI

Gülben Ergen doğumdan sonra yaşadıklarını anlattı: “Mustafa Karataş’a çok güvenirim, çünkü değerlerime saygı duyar ve onlara öncelik tanır. Beslenmemle ilgilenir, tavsiyelerde bulunur, beslenme tarzımı ve vücut şeklimi iyi bilir. İlk hamileliğimden sonra, fazla kilolarımdan ve estetik olarak güzel durmayan çıkıntılarımdan çok rahatsızdım. Emzirme dönemi devam ederken katı rejim ve yağ yakan egzersizleri yapamadığım için yardıma ihtiyacım vardı ve Mustafa Bey’e geldim. Radyofrekans benim hayatımı kurtardı. Sonuca kimseler inanamadı. Bol su içtim, yürüdüm ve tabii ki yoga egzersizlerimi hiç bırakmadım. İkizleri dünyaya getirdikten sonra hemen kilo veremedim ama geçen ay televizyon programına başlayınca Mustafa Bey’in kapısını çaldım. Radyofrekansa ek olarak bana Ultralyse cihazını önerdi. Yine emzirebilecektim, çünkü sütün kalitesini etkileyecek bir risk yoktu. Bu yöntemde en büyük yasağım, yağ tüketmekti.”

Moda Diyetlerin Zararları

Moda Diyetlerin Zararları

atesfvcago9a0acap4f1v1calgfnz9ca7due6bcabe0o99caanfljccav9z0wfcag4rspkcam9mim7caa6lpmican33s1zcabl3wfzcawx21kzcar3g770caablqmocazkn7fwcaprscpycasf1pkpca77fv09Bu sorulara yanıt vermeye çalışa durun… Ama uzmanlar zararlı buldular…
Çok ve hızlı kilo kaybını vaat eden diyetler, pek çok ciddi sağlık sorununu da beraberinde getirebiliyor.Lüzumsuz ve zararlı olan bu diyetlerden medet umanların zamanla, kolesterolleri yükselmeye, ürik asitleri artmaya, karaciğerleri bozulmaya, kalp damarları tıkanmaya başlıyor.
Yorgunluk, halsizlik ve bitkinlik de işin hediyesi oluyor. Araştırmalar, bu diyetleri sık sık deneyenlerin kansere ve kemik erimesi sorununa yakalanma olasılıklarının da arttığını gösteriyor.

Fazla kilolarımızdan çabuk ve kolay kurtulmak için zayıflama programları ve ürünlerine ciddi paralar harcıyoruz. Çoğumuz bu çabaların sonunda başarılı da olamıyoruz. Ekonomik, psikolojik, sosyal kayıplara uğruyor, yıpranıyoruz. Bütün bunlar yetmiyormuş gibi çevremiz tarafından beceriksizlik, dikkatsizlik, boğazına sahip olamama, kendine özen göstermeme gibi suçlamalara, güncel deyimi ile “mahalle baskısına” maruz kalıyoruz. Diyet uzmanlarının, kilo merkezlerinin sayısı sürekli artıyor ama şişmanlık ve kilo fazlalığı sorunu olanlar da çoğalıyor. Bu paradoksun ve kilo kaybı sürecinde yaşanan sıkıntıların, bunalımların ve tekrarlayan diyet çabalarının hikayesi yazmakla bitmez, yazılınca da hikaye değil roman olur!

Çok çekici vaatler
Bu sorunun bir değil birçok sebebi var. Ama en önemlilerinden biri çılgın ve şarlatan diyetler. İşin kötüsü bu diyetler, çok ve hızlı kilo kaybı vaadi ile yola çıktıkları için oldukça çekiciler. Bu şarlatan ve moda diyetler elli yıldır var ve her zaman olacaklar. Bazıları biraz unutulduktan sonra cebinizde kalan üç beş kuruşu kapmak için yeniden doğacaklar. Önemli olan bu lüzumsuz ve zararlı diyetlere paçayı asla kaptırmamak. Bunlardan mümkün olduğu kadar hızla kurtulmaya çalışmak. İşte “Hızla kilo verdirip hızla geri aldıran o akordeon diyet”lerden ilkinin hikayesi…

Protein diyeti
Şarlatan diyetlerin ilk örneği “protein diyeti”dir. Yüksek proteinli bu diyetlerin epey vukuatı var. Pek çok insan bu diyetler yüzünden kilolarından değilse bile sağlıklarından oldular. Bu diyetin yılmaz savunucularından biri de Dr. Atkins di. Atkins in kitapları, diyet listeleri, vitaminleri ve diğer zayıflama hapları yıllarca çok sattı, hatta yok sattı!.. Ne var ki bu diyeti yapan Atkins in kendisi 100 ün üzerinde kiloyla, 70 li yaşlarda hayata veda etti. Atkins diyetinin deniz ürünleriyle süslenmiş olanı, bir kardiyoloji uzmanı tarafından “South Beach Diyeti” adıyla 10 yıl kadar önce pazarlanmaya başladı. Düzenli egzersiz yapan, sağlıklı ama biraz kilo fazlası olan ABD eski Başkanı Bill Clinton da bu diyeti denedi ama kısa bir süre sonra kendini ameliyat masasında buldu. Eski başkan sanıyorum tıkanan üç koronerini yenileyerek hayata yeniden merhaba diyebildi. Bu diyeti kalp damarlarına yaptığı zararlar nedeniyle Amerikan Tıp Birliği ve Kardiyoloji Cemiyeti de “zararlı diyetler” arasına yerleştirdi. Söylemek istediğimiz şey, ya da sizin kendinize sormanızı istediğimiz üç soru şu:

“Uyguladığınız diyet işe yarıyor mu, güvenli mi, etkisi kalıcı mı?”

Eğer bir diyet programı, bu üç soruya “Evet” yanıtını vermiyorsa saç ayaklarından biri eksik demektir.

Düşük karbonhidratlı, yüksek proteinli diyetler insülin üretiminizi azaltarak ve sizi “ketoz”a sokarak zayıflatan yanlış beslenme planlarından başka bir şey değildir. Örneğin Atkins diyeti günlük karbonhidrat üretiminizi “en çok 20-25 gram” ile sınırlar. Meyveyi, ekmeği, baklagili, tahılı, pirinç, patates ve makarnayı tamamen yasaklar. Oysa yetişkin birinin günde “en azından 120-130 gram” civarında karbonhidrat alması gerekir. Dr. Atkins in diyeti doymuş yağlar ve kolesterolle yüklü ete, tam yağlı yumurtaya, peynire, tereyağı ve kremaya istediğiniz kadar müsaade eder.

Kanda asit yağmuru
Böyle çok düşük karbonhidratlı bir diyeti yaptığınızda doğal olarak vücudunuz önce karaciğer ve kaslardaki depo glikojeni yakar, su atar ve birinci haftada hızla kilo verirsiniz. Bir süre sonra azıcık yağ yakmaya da başlarsınız; ama karbonhidratlar olmadan yakılan yağlar, kan dolaşımınızda asit yüklü “keton cisimleri” yağmuruna neden olur. Bu “asit yüklü yağmurlar” vücudunuzun asit yükünü artırır. İştahınızı baskılar. Kısacası siz kilo verirsiniz ama bir süre sonra kaslarınız eriyip yanmaya yani yağ yerine kas kaybetmeye başlarsınız.

Et sevenler bu tür diyetlere bayılırlar. Fakat bir süre sonra kolesterolleri yükselmeye, ürik asitleri artmaya, karaciğerleri bozulmaya, kalp damarları tıkanmaya başlar. Yorgunluk, halsizlik ve bitkinlik de işin hediyesidir. Araştırmalar, bu diyetleri sık sık deneyenlerin kansere ve kemik erimesi Osteoporoz sorununa yakalanma olasılıklarının da arttığını gösteriyor.

Öneri
Eğer kalıcı bir kilo kaybını hedefliyorsanız bilimsel, doktor kontrollü merkezlerle görüşün. Beslenme, egzersiz ve ruh sağlığı elemanlarının doktorlarla birlikte çalıştığı programları uygulamaya çalışın. Yakın zamanda yayınlanan şaşırtıcı bir çalışmayı da size hatırlatalım. Bu çalışma hafif kilosu olan ama hareketli, aktif, sağlıklı kalan insanların en uzun yaşama şansına sahip olduklarını ortaya koydu. Kilo vereceğim diye beden ve ruh sağlığınızı bozmayın, siz de bir diyet gazisi olmayın

Sayfalar:1234567...25»